5 Mayıs 2013 Pazar

BİR PAZAR GÜNÜ HAYATTAN BİR KAÇ KESİTCİK

1
Şok markete gittiğimde karşılaştım bu sabah.
Sanki migros'a gitmek ister gibi bir hali vardı. Aradığı peyniri bulamamıştı besbelli.
Doğruluk peyniri mesela şok'ta yok, migros'ta var. Ama şok'ta da güzel peynirler var, mesela taciroğlu. Çünkü doğruluk peynirinin bir paketi yirmi lira mı yirmi iki lira mı, uçuk bi fiyat. Zart diye de bitebiliyor, bu yüzden bu bayan bence gereksiz yere üzüyordu kendini, ki, migros'a değil de şok'a geldiği için üzülüyorsa.
Kaldı ki, bim'e gidenler ne yapsın, orada mesela dost peynirlerinden başka peynir yok diye biliyorum. bir de tahsildaoğlu var galiba ama onu gördüğümde o korkunç cingılı çınlıyor kulaklarımda bu yüzden gördüğümde gözlerimi kısıp öyle geçiyorum o reyondan.
                                                                                 2
Bu güzelim pazar sabahı mutsuz insanların sayısı epey çoktu. Bu mutsuzluğu yaratanlardan biri de biraz bizdik gerçi. Karşı apatman kentsel büzüşüm kapsamında yıkılıyor. Zaten her yer korkunç yıkılıyo. Yerine kirasını ödeyemeyeceğimiz yeni apartumanlar yapılıyor. Her neyse; bu sabah bizim manita pavarottiyi açmış sonuna kadar, sonra da iç odaya kaçmış gürültüden. Salona gidemiyoruz sesi kısmaya, herif öyle bağırıyor. Balkon kapısı da açık olduğundan bu yıkılacak apartmanın kapıcısı aynen şu şekilde üzülüyordu. Hem sesler çok anırıyordu (allah Pavarottinin ruhunu şad eylesin) hem de sevgili kaşı apartmanın kapıcısı Metin efendi yılların anılarını aklında tutmaya çalışıyordu. Yüzündeki mutsuzluk bundandı.
                                                                                     3
Ama kimilerine de gülüyor hayat. Her ne koşulda olursa olsun bronzlaşmayı varoluş amacı olarak almış bir hanım kızımız bu güzel pazar gününde plaj havlusunu almış, şortu ayağında, omuzundan bikinisinin ipi sarkarak sahile doğru yürüyodu. Ülen dedim, Mirkelam haklıymış, kimine de düşeş geliyor hayat. Çünkü ille de para gerekmiyor, her yerde bronzlaşmak istemek bence büyük şans. Bunun için yüksek bir yaşam enerjisi icap ediyor. Mesela peynirinden hoşnut olmayan marketteki kadın gibi takıntıları yoktu bikinili kızın ne de apartmanı yıkılınca anılarını nereye sokacağının endişesi. takılıyordu işte. 
Ben de yani iki kel çizim yapıcam diye iyice saçmalamaya başladım ya neyse.







9 yorum:

  1. Çizimlerin hastası oldum. Renkler de süper. Twitter'daki ilk profil resminizi de siz mi şaapmıştınız? Hikayeleri de çok gzel. Şimdi gidip bir süre kapıcı için gözyaşı dökeceğim. Elveda.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. o apartmanın yanı da yıkılmaya başladı ve ordan kaçan kocaman bir örümcek bizim eve girdi çok korktuk. altımıza zıçtık. ama canlı bir şekilde bahçeye attık korkma.

      Sil
  2. Lisede,o zamanlar çok havalı olan volkmenimle dinlerdim seni.Bak şimdi o günleri özledim okuyunca.

    YanıtlaSil
  3. Paint dehası doğdu şerefsizim! Resimlere bakmaktan yazıyı anlamadım ki yazıda cidden edebi bir eser.Ebedi miydi lan yoksa ben ikisini hep karıştırmışımdır.Bir de rakıyla vodkayı karıştırıyorum ondan sonra yollarda "yok mu öpeeeeen" diye bağıran bir gergedan koşuyor:((

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
  4. Google görsellerde Allahın ipi şeklinde arattığımda sizin bikinili resim (3. resim) çıkıyor. Rica etsem blogunuzdan ve picasadan bu resmi silebilir misiniz?
    http://goo.gl/1ar51m

    YanıtlaSil