1 Ağustos 2012 Çarşamba

BU HAVALAR ÇOK HOŞUMA GİDİYOR


Bugün hava ne kadar iç açıcı İstanbul'da, kapalı mı kapalı.
Benim içim kapalıyken hava açık oldu mu iki katı kapanıyorum içime çünkü. Düzeleceğim varsa da düzelmiyorum hava öyle riyakârlık yapıca.
Ama bugün "Al sana, ben kapattım içimi sen ferahla" dedi hava. Bir nargilenin kavanozu ('ser') gibi içim dumanlı, kor konan yeri yani lülesi, lüle lüle iniyor omuzlarıma, ağırlık yapıyor bu sıcaklık hissi.
Şimdi bugün uzun zamandır mahalle arası herhangi bir nargilecinin herhangi bir nargilesi hissimin üzerine cosss diye bir su döktü hava. Yağdı da kurtuldum. Ama neredeyse Haziran'ın 11'inden beridir içimde yanan boşluk ateşi (aslında yanan havadır) bugün bir sükûn buldu.
Nası huzurluyum. Nası huzurluyum.
Dün mesela, meslek icabı değil, istediğim için bi komiktim bi komiktim, normalde son iki aydır tanısanız hiç sevmeyeceğiniz beni dün tanısanız bi severdiniz bi severdiniz.
Yani bitki gibiyiz: Serin esen rüzgarlı bir yaz gününde, akşamdan yağmurlu kapalı havalarda ağaçlar nasıl neşe içinde yemyeşil fışkırır, sağa sola dans eder ve üç aylık yaz tatilinde bir anda, ergenliğe geçen çocuklar gibi serpilirse, işte öyle, rahatladım, boy attım.
Çok mutlu oldum.

1 yorum:

  1. Hava kapalı olunca mutlu olmak insanları şaşırtıyor da kavurucu güneş insanın enerjisini emiyor bence de. Bana benzeyen birini görünce heyecanla okudum:)

    YanıtlaSil