6 Ocak 2014 Pazartesi

ÖLÜMÜNE BİR METO’FOR (FOR METO)

                                 

Cehenneme atlar gibi, Altı Ocak günü alev alev yanan şehre süzüldü, ya da bu ikircik onun hayatında hep vardı; ocağına, Meryem Ana’sının kutsal kucağına atladı.
Birini alana bir diğerini de yanında hediye veriyoruz bu canına yandığımın Karaköy vapurunda.
Ne olursa olsun, artık klişelerimle dalga geçtiğinde utanacağım, bu yargıyı teslim edebileceğim bir yer altı mihenk taşı yok. İstediğim kadar abartılı, şatafatlı, okuyanları utandıracak benzetmeler, metafor yağmurları yapabilirim.
(Derin bir yara acısı.)
Metin Kaçan’ın atladığı haberini okuduğumda ağzım açık kaldım. Uzun süre öylece, çeneme kramp girmiş gibi, kramp girmiş boşluğa takıldım.
Yazsan olmaz, yazmasan hiç olmaz insan, Metin Kaçan.
Bir benzerleri daha olamayacak Kaçan’lardan en küçükleri Fatih’le yakın arkadaştım. Metin Kaçan’sa hep uzaktan; bir şekilde Trainspotting doksanlarımızın Kuzuların Sessizliği hapishanelerinin maskeli Anthony Hopkins’iydi; hem güvenilir ve sağlam, hem çok korkunç ama bir yerden çok tanıdık, Metin Kaçan.
Ama asla gariban değil. Yani gariban hiç değil.
Metin Kaçan katiyen gariban değildi.
O hep çok tehlikeli ve kim olduğu hep flu kalmış hayaletli ve köhne köşkün arada kırmızı ışıklı bakan ve her zaman ama her zaman şefkatle gülümseyen, her an bir hinlik yakalamış gibi müstehzi bakan kontu gibiydi. Her an gülümseyen bu hali ona asalet katardı. Aklımda hep o gülümsemesiyle kalacak pek çoklarının aksine, bu yüzden çok şanslıyım.
Bir röportajında para hakkında “En önemli şey artık para” diye inanmadan konuşmuş olabilir ama büyük ikramiye çıkan bir bileti cigaralığını yakarken kullanabilecek nadir insanlardan biri, büyük bir hedonistti Metin Kaçan.
Haberin şokundan sonra kalbime üzüntüden bir ağrı girdi. Sebebini bilmediğim yoğun bir pişmanlık; o soğukta atlarken hissedebilecekleri yasak bölgesine girip, korku duvarını aştıktan sonra gelen mutluluğu duymaya çalıştım. Rüzgarı bu kadar şiddetle, dönüşü olmadan içinden geçirmek nasıl bir duyguydu.
Kulağında ölüme yakışır coşkulu bir müzik olmadan nasıl atlamaya cesaret etmişti, acaba o müziği gaipten duyuyor muydu, acaba atlatanından mı içmişti, acaba bir anda mı karar vermişti, acaba suçluluk mu duyuyordu, yetersizlik mi, anlamsızlık mı, yalnızlık mı, yoksa hepsinin birden kör düğüm olduğu yer mi, yoksa bir anda gelen muhteşem bir rahatlama hali miydi.
Vardı bir bildiği.
Yıllardır görmemiştim; gençlik yaşlarımdan aklımda kalan, Dolapdere’nin çok acayip karanlık dehlizlerinden birkaç önemli sahneyi, iyi aile çocuğu zıpçıktı bir başka arkadaşımla bana gezdirmiş, aslında sigortacı olmamız gereken hayatlarımızı yüzümüze daan diye vurmuş ve o kadar ki, bu memur hayatlarımızın güvenli duvarlarını eve dönünce öpmüştük.
Boğaz köprüsünün çelik halattan telleri kalbimizi zangır zangır titretip ölümün sazları ağıt yakarak her an sessizliği yırtarken ve Meto’nun dinmeyen ve bilinmeyen acı ve öfkesiyle uyum sağlamaya çalıştığı ve hapishanelerimizin anahtarlarını eksik eteklerinin mahrem yerlerine saklamış İstanbul artık her köprüyü geçişte daha fazla İstanbul ve köprü artık yetmiş metreden bir yer altı türbesi.
Coşku bağımlılarının tek sebebi umut ve heveslerini terbiye eden edepsiz ve haddini aşan bir öğretmen gibi seni adam yerine koymadan rüzgarlarında oradan oraya uçuruyor, yüzünü gözünü yerlere sürtüyor, üzerinde sigara da söndürüyor, susturucu takıp kafana tetiği de çekiyor, şehvetinden daha neler ediyor o hep aynı şeyleri anlatan bunamış hayat, evet.
Metin Kaçan’dan sonra eski tüfek arkadaşlarımla araştık, başsağlığı dileştik, hepsinin ortak sözü “Meğer ne çok seviyormuşum herifi” oldu. Bizlerin de bir gün öleceğini ve çok üzülündüğünü fark edip birbirimizle dikkatle ve hürmetle konuştuk.
Keşke o da duysaydı da dalgasını geçseydi.
Huzur içinde uç Metin Kaçan.
Her ne yapmış veya yapmamış olursan ol.
Huzur içinde uç.

Ah be abi…

4 yorum:

  1. geç bir fındık sekiz, veya gözünde yanan ıslaklık...

    YanıtlaSil
  2. Merhaba,

    Bloğunuzu çok beğendim ve takipçiniz oldum. Sizi de bloğumda takipçi olmaya beklerim. Sevgiler

    https://mommyslifetime.blogspot.com/

    YanıtlaSil
  3. Dikkat.
    Kisisel is için bir kredi ihtiyaci mi? hemen tamam da kredi transferi için simdi (igein_h_yizevbekhai@admin.in.th): evet bu email irtibata geçerseniz.

    YanıtlaSil