11 Şubat 2012 Cumartesi

Bazı gerçekler

Bir de baktım ki, anaaa epeydir bu bloğa yazı yazmamışım.
Ama bunun bir nedeni var: Son yazdığım yazının beyaz çizgili olması canımı sıkmış, tadımı kaçırmıştı. Düzeltemedim. Sonra da bloğuma yabancılaştım. O yüzden. Yoksa yazım sanatını severim. Kendime yakın bulurum.
Şu aralar dikkat ediyorum da, devletin derin merciilerinde garip olaylar oluyor. Birileri öldürülüyor, birileri tutuklanıyor, birileri olaylarla ilgili yorumlar yapıyor fakat ben hiç birini hatırlamıyorum, hiç birinden anlamıyorum.
Bazen bu durum da canımı sıkıyor. Çünkü ileride (huzurevine gittiğim zaman) politik olaylarla ilgilenmek istiyorum. Çünkü o zaman sinirlerim bozulacak ve tansiyonum yükseldiği için kendimi zinde hissedeceğim. Belki de huzur evinin doktoru bunu yasaklayabilir. Yani sağlığımı bozabileceği için politika haberlerini izlememi yasaklaması oldukça mantıklı bir hareket olabilir. Gelecek zamanlar için konuşuyorum.
Bunun dışında, televizyondaki fuhuş haberleri daha eğlenceli geliyor. Mesela demin önce mit müsteşarı bişey bişey demiş, onunla ilgili haberden hemen sonra bir asansöre gizli bölme açmış fuhuş çetesinin ilginç hikayesini gösterdiler, onunla biraz ilgilendim. Ama mesela onunla da uzun uzadıya ilgilenmedim. O da sıktı.
Yani dikkatimi çekmeleri belki bilimle olabilir diye düşünüyorum.
Bakalım artık.
Neden hiç bir şey ilgimi çekmiyor ki.
Acaba dikkatimi bir şeylerin çekmesi için ne yapmam gerekiyor.
Mesela dün biraz kitap okudum, hemen dikkatim dağıldı ve iyi geldi. Yani bir şeylere canım sıkkındı, kitap okuyunca moralim düzeldi ve kafayı bürüttüğüm o konuyu unutuverdim, moralim de yükseldi.
Neyse sizi de sıkmayayım.